Erhan Erkut

2020 Üniversite İzleme ve Değerlendirme Raporları

2019 yılından bu yana Üniversite İzleme ve Değerlendirme Raporları yayınlayan YÖK, 2020 raporlarını 25 Kasım 2021’de yayınladı (https://www.yok.gov.tr/universiteler/izleme-ve-degerlendirme-raporlari). Bu raporlarda 193 üniversitenin performansı 4 temel alanda (Eğitim/Öğretim, Araştırma-Geliştirme/Proje/Yayın, Uluslararasılaşma ve Topluma Hizmet/Sosyal Sorumluluk) 45 gösterge ile değerlendiriliyor.  Şu anda sadece üniversitelerin raporları (pdf olarak) yayınlanmış durumda, fakat YÖK yıl sonundan önce bir değerlendirme raporu yayınlayacağını belirtti.  YÖK geçmiş raporlarında bazı istatistiki hatalar yaptı. Örneğin öğrenci başına harcama istatistiklerinde ağırlıklı ortalama yerine ortalama aldılar, örneğin sosyal sorumluluk projeleri istatistiklerinde öğrenci başına değerlendirmek yerine sadece toplama baktılar. Ayrıca, yayınladıkları raporda ortalama bilgilere yer verdiler.  Geçmişte bu raporları eleştirdiğim blog yazıları yazmıştım (örnek: https://erhanerkut.com/egitim/yokun-yayinladigi-ve-yayinlamadigi-rapor/). Bu sefer ise YÖK raporunu beklemeden kendi değerlendirmemi hazırlamaya karar verdim.

Raporlara bakıldığında ülkemizdeki üniversiteler arasında büyük farklılıklar olduğu çok net. Dağılımların hemen hepsi negatif üstel—yani az sayıda üniversite çıktıların çoğunu sağlıyor, çok sayıda üniversite ise oldukça zayıf çıktılar üretebiliyorlar.  Sadece bir örnek verelim: Öğrencilerin yaptığı endüstriyel projelerin toplamı 5.689.  193 üniversite için ortalama 29,5 olmuş. Geçmiş yıllarda YÖK değerlendirme raporu bu ortalamayı belirtti. Dağılım ise şu şekilde oluşmuş.

Verilere baktığımızda, bu projelerin yarısından fazlasını sadece 7 büyük üniversitenin yaptığını görüyoruz.  Öte yandan 71 üniversitede öğrenciler tarafından yapılan endüstriyel proje sayısı sıfır. Böylesine asimetrik bir dağılımda ortalama istatistiği çok yanıltıcı olur.  Onun yerine yine çok basit bir istatistik olan “ortanca” (median) istatistiğinin verilmesi daha uygun olur.  Bu çıktının ortancası 3. Yani 193 üniversiteyi bu çıktıya göre yukarından aşağıya dizdiğinizde, tam ortadaki (yani 97. sıradaki) üniversitede 3 proje yapılmış. Bu raporda ortanca istatistikleri kullanacağım.

Bu yazıda 45 göstergeden önemli olduğunu düşündüklerim hakkında kısa birer değerlendirme yapacağım. Sonunda da “Ortanca Üniversitesi”nin istatistiklerini (karnesini) özetleyeceğim. Ülkedeki üniversitelerin durumu hakkında objektif bir değerlendirme olacağını ümit ediyorum.

Eğitim/Öğretim

A.1 Mezun olan doktora öğrenci sayısı: Toplam 7.525 doktora öğrencisi mezun olmuş. Yarısından fazlası sadece 17 devlet üniversitesinden mezun. En çok mezunu Gazi Üniversitesi vermiş (452).  Ortanca üniversite 11 doktora mezunu vermiş.  Hiç doktora mezunu vermeyen 42 üniversite var.  Yani kurulan üniversite sayısının yüksek olduğunu düşünürsek, doktora mezunu vermeyen üniversite sayısı şaşırtıcı değil, fakat doktora mezunu verenler arasında da büyük farklılıklar var.

A.2.2 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavlarında (ALES) ilk %5’lik dilime giren program sayısı: En yüksek sayının 30 (ODTÜ) olduğu bu göstergede ortalama 2,5 fakat ortanca 0.  Tam 98 üniversitenin hiçbir bölümü ALES’te ilk %5’e girememiş.

A.3 Uluslararası sempozyum, kongre veya sanatsal sergi sayısı: İstanbul Üniversitesinin 85 ile başı çektiği bu göstergede ortalama 10,8 iken ortanca 5.  86 üniversitemiz yılda 4’ten (yani 3 ayda birden) az sempozyum, kongre veya sanatsal sergi düzenlerken, 34 üniversitemiz hiç düzenlememiş.

A.4.1 Öğrencilerin yaptığı sosyal sorumluluk projelerinin sayısı: toplam sayı 8.674. Yarısını 14 üniversite yapmış.  Ortalama 45 iken ortanca sadece 12. Öğrencileri hiç sosyal sorumluluk projesi yapmamış üniversite sayısı ise tam 36. Uluslararası etkinlik düzenlemenin nispeten zor ve masraflı olduğunu anlayabiliyorum ama sosyal sorumluluk projesi yapmak da mı zor ve masraflı?  Nasıl oluyor da kendisine üniversite diyen 36 kurumun öğrencileri bütün bir yılı bir tek sosyal sorumluluk projesi bile yapmadan tamamlayabiliyor?

A.4.2 Öğrencilerin yaptığı endüstriyel projelerin sayısı: Bu kategoriden yukarıda söz etmiştik.  Ortalama 29,5 iken ortanca 3, ve 71 üniversite sıfır çekmiş.  Her üniversite endüstriyel proje açısından İstanbul, Kocaeli veya Bursa’daki üniversiteler kadar şanslı değil tabii, fakat hemen her şehirde farklı boyutlarda da olsa endüstri var. Ne kadar yeni de olsa, her üniversite kendi çevresindeki endüstriler ile iş birliği yapmalı. Öğrenci projeleri güzel bir başlangıç noktası olabilir.

A.5 Teknokent veya Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) projelerine katılan öğrenci sayısı: Bu göstergenin toplamı 17.294 öğrenci, fakat yarısı 6 üniversiteden geliyor.  Ortalamanın son derece yanıltıcı olduğu bir gösterge de bu.  Ortalama 90 iken ortanca 1, çünkü tan 94 üniversite bu göstergeden sıfır almış.

A.8 Mezun takip sistemi içerisindeki mezunların oranı: Benim için şaşırtıcı bir gösterge. Tam 36 üniversite mezunlarının tümünü (yani %100) takip ettiğini iddia etmiş. Halbuki gerçekte bu oranın %90’ın üzerinde olması çok zor.  %100 takip iddiasında olan üniversiteler bence ciddi bir yanılgı içindeler.  107 üniversite için bu oran %50’nin altında. Oranların ortancası %39.  16 üniversite ise hiçbir mezununu takip etmediğinin bilincinde.

A.9 Öğrencilerin kayıtlı oldukları program dışındaki diğer programlardan alabildikleri ders oranı: Üniversiteyi mesleki okullardan ayıran önemli özelliklerden birisi öğrencilerin farklı alanlardan ders alabilmesidir. Bu göstergede en tepedeki 10 üniversitenin tümü vakıf üniversitesi ve bu okullarda öğrenciler derslerinin yarısını program dışından alabiliyorlar.  Fakat maalesef 78 üniversite için bu oran %10’un altında ve 16 üniversitedeki öğrenciler başka programlardan hiç ders alamıyor. Göstergenin ortancası %14,4.

A.10 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) kılavuzunda akredite olduğu belirtilen program sayısı: Bu göstergenin toplamı 689, fakat yarısı 17 üniversitede.  İşin kötü tarafı, tam 105 üniversitenin hiçbir program akredite değil ve dolayısıyla ortanca da sıfır.

A.11.1 Üniversite kütüphanesinde öğrenci başına düşen basılı kitap sayısı: Yeni kurulan ve öğrenci sayısı düşük olan 3 üniversiteyi saymazsak bu göstergenin tepesinde 43 kitap ile Bilkent geliyor. 161 üniversite için bu gösterge 10’un altında. Ortanca 4,7 ve hiç kitabı olmayan 2 üniversite var.

A.11.2 Üniversite kütüphanesinde öğrenci başına düşen e-yayın sayısı: E-yayın maliyetleri kitap maliyetlerinden daha düşük olduğundan, kişi başına düşen e-yayın sayıları daha yüksek.  Bu göstergenin ortancası 16,4 olmakla birlikte, öğrenci başına e-yayını 10’dan düşük olan üniversite sayısı 65. Ayrıca 9 üniversitenin hiç e-yayını yok.

Araştırma-Geliştirme/Proje/Yayın

B.1 Ulusal hakemli dergilerde yayımlanmış öğretim elemanı başına düşen yayın: YÖK birkaç yıldır bu göstergeyi yukarıya çekmeye çalışsa da yılda 0,5 ulusal dergi makalesi sayısını geçebilen sadece 2 üniversitemiz var. Göstergenin ortancası 0,2 (yani 5 yılda bir makale). Bu göstergedeki iyi haber hiçbir üniversitenin sıfır çekmemiş olması. En düşük skor 0 değilse de 0,029—yani 35 öğretim üyesine bir makale düşmüş.

B.2 SCI, SCI-Expanded, SSCI ve AHCI endeksli dergilerde yayımlanmış öğretim elemanı başına düşen yayın: Bu göstergede başı 1,74 makale ile Koç Üniversitesi çekiyor.  Yayın sayısı 1’in üzerinde olan sadece 5, yayın sayısı 0,5’in üzerinde olan ise sadece 46 üniversite var. Ortanca değer 0,377. Sayısı 0,1’in altında (yani 10 kişiye bir yayın) 9 üniversite var ve bunlardan ikisinin hiç yayını yok.  Yani 2 üniversitedeki hiçbir öğretim üyesi uluslararası endeksli dergilerde yayın yapmamış.

B.5.2 Sonuçlanan patent, faydalı model veya tasarım sayısı: Medipol’ün 42 ile başı çektiği bu göstergenin ortancası sadece 1 ve 89 üniversite sıfır almış. Üniversitenin topluma katkısını ölçmenin yollarından birisi üniversitenin araştırmasını ticarileştirmede ilk adım olan patent, faydalı model veya tasarımlardır. Sonuçlanan patent, faydalı model veya tasarımların önemli bir kısmı ticarileşmez.  Durum bu iken, üniversitelerimizin neredeyse yarısının bu alanda sonuçlanmış bir girişimi bile olmamasını çok düşündürücü buluyorum.

B.10 TÜBİTAK tarafından verilen ulusal ve uluslararası destek programı sayısı: Toplam 10.576 destek verilmiş.  ODTÜ’nün 529 destek ile başı çektiği bu göstergede, ortalama 55 olmasına rağmen ortanca 22.  9 üniversite ise hiç destek alamamış.

B.11 Ulusal ve uluslararası özel veya resmi kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenen Ar-Ge projesi sayısı: Toplam 4507 proje desteklenmiş ve 13 üniversite bu desteklenen projelerin yarısını üretmiş.  Ortalama proje sayısı 47 iken ortanca 13’te kalmış. 20 üniversitenin hiçbir projesi hiçbir ulusal veya uluslararası özel veya resmi kurum veya kuruluş tarafından desteklenmemiş; buna ek olarak 66 üniversitenin desteklenen proje sayısı da tek basamakta kalmış.

B.14.2 Üniversite laboratuvarlarında Ar-Ge, inovasyon ve ürün geliştirme kapsamında sunulan hizmetlerden elde edilen gelir miktarı: Toplam gelir sadece 132 Milyon TL ve bunun 69 Milyonunu Erciyes Üniversitesi getirmiş. Ortanca gelir 0. Hiç gelir getirmeyen üniversite sayısı tam 121—yani üniversitelerimizin neredeyse üçte ikisi!

B.17.1 Ar-Ge’ye harcanan bütçe oranı: Bu kategorinin lideri %34,8 ile ODTÜ. Ortanca oran maalesef sadece %1,28.  Tam 81 üniversitenin Ar-Ge harcaması bütçesinin %1’inden az. Bu gruptan 7 üniversite ise Ar-Ge’ye hiç para harcamamış. Belki daha da kötüsü, Ar-Ge’ye harcanan yatırım bütçesi oranında tam 44 üniversite sıfır çekmiş. Bu okulların gelecekte de araştırma çıktılarını yukarı çıkarmaları zor olacak.

B.18.1 Endüstri ile ortak yürütülen proje sayısı: Toplam 6.218 proje yürütülmüş, ama yarısından fazlası 7 üniversite tarafından. Ortanca değer sadece 2. Endüstri ile hiç ortak proje yürütmeyen üniversite sayısı ise tam 82!  Endüstri ile ortak yürütülen projelerin toplam bütçesinin ortancası ise sadece 240.000 TL. 

B.19 Yayın alımının bütçeye oranı: Bu kategorinin lideri %3 ile Boğaziçi. Ortancası sadece %0,438 olan bu göstergede, 163 üniversite için oran %1’in altında.  Ayrıca 3 üniversite ise yayına hiç bütçe ayırmamayı başarmış.  Bunu yeni olmak ile açıklayamayız çünkü bir üniversitenin ilk yıldan itibaren bir kütüphaneye ihtiyacı vardır—ki zaten 3 üniversitenin ikisi yeni de değil!

Uluslararasılaşma

Bu kategoride göstergeler istenilenin epey altında.  İstihdam edilen yabancı uyruklu öğretim üyesi sayısının ortancası 4 ve hiç yabancı uyruklu öğretim üyesi istihdam etmeyen üniversite sayısı 38. İstihdam edilen yabancı uyruklu doktoralı öğretim görevlisi ve araştırmacı ortancası ise sadece 1 ve hiç yabancı öğretim görevlisi ve araştırmacı istihdam etmeyen üniversite sayısı tam 93.  Bu arada tüm üniversitelerimizde İngilizce dil eğitiminin zorunlu olduğunu hatırlamakta yarar var. 

Peki uluslararası değişim programları kapsamında gelen öğretim elemanı sayısında durum ne? Ortanca 0, ve sıfır raporlayan üniversite sayısı 123.  Yani gelen pek yok. Giden var mı? Uluslararası değişim programları kapsamında hiç öğretim elemanı göndermeyen üniversite sayısı 101! Böyle olunca ortanca tabii 0 oluyor…  Peki uluslararası değişim programları kapsamında gelen öğrenci sayısı? Ortancası 4, sıfır öğrenci gelen üniversite sayısı 65. 

Merak edip baktım… Acaba hiç yabancı öğretim üyesi veya görevlisi veya araştırmacı istihdam etmeyen, uluslararası değişim kapsamında da yabancı öğretim elemanı gelmeyen—özetle öğrencileri hiç yabancı öğretim elemanı görmeyen üniversite var mı?  Tam 24 tane çıktı!  24 üniversitemizden mezun olan öğrenciler kampüslerinde yabancı bir öğretmene rast gelmeyecekler.

Topluma Hizmet/Sosyal Sorumluluk

D.1 Üniversitenin yaptığı sosyal sorumluluk projesi sayısı: Toplam proje sayısı 3.424, fakat yarısını 8 üniversite yapmış. Ortanca proje sayısı sadece 4 (yani 3 ayda bir). 45 üniversite ise bir yıl boyunca hiç sosyal sorumluluk projesi yapmamış. Çok düşündürücü…

D.3 Kariyer Merkezi çalışmaları kapsamında öğrenci ve mezunlara yönelik gerçekleştirilen faaliyet sayısı: 7.402 etkinlik düzenlenmiş, ama yarısını 11 üniversite düzenlemiş… Ortanca sadece 12—yani ayda 1. Tam 27 üniversite hiç kariyer faaliyeti düzenlememiş.  Her üniversite mezununun devlette, özel sektörde, STK’larda veya akademide bir kariyeri olacağını düşünürsek, benim için kabullenmesi en zor istatistiklerden birisi bu. Öğrencilerinin kariyerini destekleyecek etkinlik yapmayan üniversitelerin ne yaptığını gerçekten merak adıyorum.

D.4 Kamu kurumları ile birlikte yürütülen proje sayısı: 3.061 proje yürütülmüş–yarısı 9 okul tarafından. Ortancası sadece 4 (3 ayda bir proje).  Hiç yürütmeyen üniversite sayısı 47.  Endüstriyel proje yürütmek için endüstri gerek. Ama kamu kuruluşu her şehirde yok mu? Bu 47 üniversite bütün yıl bir tane bile kamu kuruluşu ile ortak proje yapmamalarını nasıl açıklıyorlar?

D.5.1 Dezavantajlı gruplara yönelik sosyal entegrasyon ve kapsayıcılığa ilişkin yapılan faaliyet sayısı: Maalesef bunun da ortancası 4 ve sıfır çeken üniversite sayısı 41. Tüm üniversitelere farkındalık eğitimi vermek gerekli.

D.7 Üniversiteye kazandırılan bağış miktarı: Toplam sadece 1,44 Milyar TL—sadece büyük bir üniversite bütçesi kadar. Yarısını 4 okul sağlamış (İbn-i Haldun, Bilkent, Sabancı, Acıbadem). Ortanca bağış miktarı sadece 183.560 TL.  Hiç bağış alamayan üniversite sayısı ise 54.  Bu kategorideki esas şaşırtıcı detay 201 Milyon TL bağış ile geçen senenin bir numarası olan Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nin bu yıl sıfır bağış raporlamış olması. Bunun makul bir açıklaması vardır elbet ama bizi aşıyor.

D.8 Öğrenci başına yapılan harcama miktarı: En büyük farklılıkların göründüğü göstergelerden birisi de bu.  Maşallah dedirten 97.555 TL ile Koç Üniversitesi’ni başını çektiği bu göstergede ortanca harcama inanması güç olan bir seviyede: 11.584 TL.  Tam 157 üniversite 2019-20 yılında epey düşük bir özel okul ücreti olan 20.000 TL’nin altında harcamış.  En “dikkatli” harcayan 76 üniversitemiz ise yılı öğrenci başına 10.000 TL’nin altında bir harcama ile kapatmayı başarmış.  Aslında bu gösterge diğer birçok göstergeyi de açıklıyor. Her şehre üniversite açma politikasının sonucu olarak üniversitelerimizi son derece düşük bütçeler ile yönetilmeye mahkûm ediyoruz.  Anaokulu yönetilemeyecek bir bütçe ile üniversite yönetmeye kalktığınız zaman ne araştırma oluyor ne endüstriyel iş birliği ne de topluma hizmet!


Ortanca Üniversite

(Bu, her kategoride ortanca istatistiğe sahip olan sanal bir üniversite.)

A.1 Mezun olan doktora öğrenci sayısı: 11

A.2.2 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavlarında (ALES) ilk %5’lik dilime giren program sayısı: 0

A.3 Uluslararası sempozyum, kongre veya sanatsal sergi sayısı: 5

A.4.1 Öğrencilerin yaptığı sosyal sorumluluk projelerinin sayısı: 12

A.4.2 Öğrencilerin yaptığı endüstriyel projelerin sayısı: 3

A.5 Teknokent veya Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) projelerine katılan öğrenci sayısı: 1

A.8 Mezun takip sistemi içerisindeki mezunların oranı: %39

A.9 Öğrencilerin kayıtlı oldukları program dışındaki diğer programlardan alabildikleri ders oranı: %14,4

A.10 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) kılavuzunda akredite olduğu belirtilen program sayısı: 0

A.11.1 Üniversite kütüphanesinde öğrenci başına düşen basılı kitap sayısı: 4,7

A.11.2 Üniversite kütüphanesinde öğrenci başına düşen e-yayın sayısı: 16,4

B.1 Ulusal hakemli dergilerde yayımlanmış öğretim elemanı başına düşen yayın: 0,2

B.2 SCI, SCI-Expanded, SSCI ve AHCI endeksli dergilerde yayımlanmış öğretim elemanı başına düşen yayın: 0,377

B.5.2 Sonuçlanan patent, faydalı model veya tasarım sayısı: 1

B.10 TÜBİTAK tarafından verilen ulusal ve uluslararası destek programı sayısı: 22

B.11 Ulusal ve uluslararası özel veya resmi kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenen Ar-Ge projesi sayısı: 13

B.14.2 Üniversite laboratuvarlarında Ar-Ge, inovasyon ve ürün geliştirme kapsamında sunulan hizmetlerden elde edilen gelir miktarı: 0

B.17.1 Ar-Ge’ye harcanan bütçe oranı: %1,28

B.18.1 Endüstri ile ortak yürütülen proje sayısı: 2

B.19 Yayın alımının bütçeye oranı: %0,44

C.1.1 İstihdam edilen yabancı uyruklu öğretim üyesi: 4

C.1.2 İstihdam edilen yabancı uyruklu doktoralı öğretim görevlisi ve araştırmacı: 1

C.3.1 Uluslararası değişim programları kapsamında gelen öğretim elemanı sayısı: 0

C.3.2 Uluslararası değişim programları kapsamında gönderilen öğretim elemanı: 0

C.4.1 Uluslararası değişim programları kapsamında gelen öğrenci sayısı: 4

D.1 Üniversitenin yaptığı sosyal sorumluluk projesi sayısı: 4

D.3 Kariyer Merkezi çalışmaları kapsamında öğrenci ve mezunlara yönelik gerçekleştirilen faaliyet sayısı: 12

D.4 Kamu kurumları ile birlikte yürütülen proje sayısı: 4

D.5.1 Dezavantajlı gruplara yönelik sosyal entegrasyon ve kapsayıcılığa ilişkin yapılan faaliyet sayısı: 4

D.7 Üniversiteye kazandırılan bağış miktarı: 183.560 TL

D.8 Öğrenci başına yapılan harcama miktarı: 11.584 TL


Her kategoride sıfır çeken “üniversite” sayıları

A.1 Mezun olan doktora öğrenci sayısı: 42

A.2.2 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavlarında (ALES) ilk %5’lik dilime giren program sayısı: 98

A.3 Uluslararası sempozyum, kongre veya sanatsal sergi sayısı: 34

A.4.1 Öğrencilerin yaptığı sosyal sorumluluk projelerinin sayısı: 36

A.4.2 Öğrencilerin yaptığı endüstriyel projelerin sayısı: 71

A.5 Teknokent veya Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) projelerine katılan öğrenci sayısı: 94

A.8 Mezun takip sistemi içerisindeki mezunların oranı: 16

A.9 Öğrencilerin kayıtlı oldukları program dışındaki diğer programlardan alabildikleri ders oranı: 16

A.10 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) kılavuzunda akredite olduğu belirtilen program sayısı: 105

A.11.1 Üniversite kütüphanesinde öğrenci başına düşen basılı kitap sayısı: 2

A.11.2 Üniversite kütüphanesinde öğrenci başına düşen e-yayın sayısı: 9

B.1 Ulusal hakemli dergilerde yayımlanmış öğretim elemanı başına düşen yayın: 0

B.2 SCI, SCI-Expanded, SSCI ve AHCI endeksli dergilerde yayımlanmış öğretim elemanı başına düşen yayın: 2

B.5.2 Sonuçlanan patent, faydalı model veya tasarım sayısı: 89

B.10 TÜBİTAK tarafından verilen ulusal ve uluslararası destek programı sayısı: 9

B.11 Ulusal ve uluslararası özel veya resmi kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenen Ar-Ge projesi sayısı: 20

B.14.2 Üniversite laboratuvarlarında Ar-Ge, inovasyon ve ürün geliştirme kapsamında sunulan hizmetlerden elde edilen gelir miktarı: 121

B.17.1 Ar-Ge’ye harcanan bütçe oranı: 7

B.18.1 Endüstri ile ortak yürütülen proje sayısı: 82

B.19 Yayın alımının bütçeye oranı: 3

C.1.1 İstihdam edilen yabancı uyruklu öğretim üyesi: 38

C.1.2 İstihdam edilen yabancı uyruklu doktoralı öğretim görevlisi ve araştırmacı: 93

C.3.1 Uluslararası değişim programları kapsamında gelen öğretim elemanı sayısı: 123

C.3.2 Uluslararası değişim programları kapsamında gönderilen öğretim elemanı: 101

C.4.1 Uluslararası değişim programları kapsamında gelen öğrenci sayısı: 65

D.1 Üniversitenin yaptığı sosyal sorumluluk projesi sayısı: 45

D.3 Kariyer Merkezi çalışmaları kapsamında öğrenci ve mezunlara yönelik gerçekleştirilen faaliyet sayısı: 27

D.4 Kamu kurumları ile birlikte yürütülen proje sayısı: 47

D.5.1 Dezavantajlı gruplara yönelik sosyal entegrasyon ve kapsayıcılığa ilişkin yapılan faaliyet sayısı: 41

D.7 Üniversiteye kazandırılan bağış miktarı: 54

YÖK sitesinden verileri çeken Dr. Berk Gökberk’e ve yazıyı edit eden Aslı Erinç’e teşekkür ediyorum.

İlgili Yazılar

2022 Üniversite Kontenjanları

Bu yazıda sadece lisans programlarına odaklanıyorum. Aşağıda son 5 yılın genel kontenjan sayılarını görüyorsunuz. Bu sayılara okul birincileri kontenjanları (2022 itibari ile toplam 12.000) dahil

Devamını Oku »

Mükemmel Fırtınanın Yıktığı Baraj

“Sistem Çaresiz, Eğitim Sizde” kitabımın ilk baskısının yayınlanmasından az sonra kitabın temel tezini güçlü bir şekilde destekleyen bir karar ile üniversiteye giriş sınavında barajlar kaldırıldı.

Devamını Oku »

Mükemmel Fırtına

Bu yazıyı 5 Eylül 2021’de Gazete Pencere’de yayınladım. 15 Şubat 2022’de bloğuma koyma nedenim, bu yazının geçtiğimiz hafta verilen barajları kaldırma kararının temel nedeni açıklıyor

Devamını Oku »

Bu Yazıyı Paylaş

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp