Ahmet Nazif Zorlu

Evvelki gün Ahmet Bey’in cenazesinde kendisiyle ve onun kurumları ile yollarımızın kaç kez kesiştiğini düşündüm. Zamanında bu kesişmeleri sağlayan şey, aslında onun kurum vizyonunun merkezine gençliği yerleştirmiş olmasıydı. Türkiye’de pek çok şirketin önceliği farklı yönlere kayarken, o eğitime ve insan kaynağına yaptığı yatırımları her zaman ön planda tuttu. Ülkesine duyduğu sevda ve üretim çabası, sadece sanayide değil, yetiştirdiği ve önünü açtığı genç nesillerde de karşılık buldu. Türkiye’nin geleceğini gençlerin potansiyelinde görerek, eğitime ve insan kaynağına yaptığı yatırımları ön planda tuttu. Üretmenin ve yerli değerler yaratmanın heyecanını hayatı boyunca taşıyan Ahmet Nazif Zorlu’yu inandığı ve öncelik verdiği projelerle dokunduğu binlerce genç de sonsuzluğa uğurladı. Kendisinin eğitime ve ülkeye olan yaklaşımına ışık tutacağını düşündüğüm deneyimlerimden söz etmek istiyorum.

Vestel İnsan Gücü Programı: Bilkent Üniversitesi’ne 2005’te dekan olarak gelir gelmez Vestel’in gerçekleştirmek istediği yönetici eğitimi programına talip olduk ve en iyi teklifi veren okul olarak programı tasarladık. Gördüğüm en iddialı yönetici eğitimi programlarından birisi idi. İşe yeni alınan 30 civarında üniversite mezunu, işe başlamadan önce 80 günlük bir mini MBA eğitiminden geçiriliyor ve Zorlu’nun tüm şirketlerinde birer staj yapıyordu. Dersler Cuma-Cumartesi günleri Manisa’da yapılıyordu. Programın hedefi şirketlerin gelecekteki yöneticilerini yetiştirmek idi. Bu vizyoner program hem şirketlere hem de üniversiteye önemli katkılar sağladı.

Vestel Yönetim Gücü Programı: Bu programın hedefi İnsan Gücü programının hedefine benzer idi, fakat katılımcılar orta düzey yöneticilerdi. Üst düzeye çıkacak yöneticilerin hazırlanması ve seçilmesi hedefleniyordu. Bu program İnsan Gücü programından biraz daha kısa ve biraz daha üst düzeyde idi. Programın içeriğini tasarlarken şirketlerin üst düzey yöneticileri ile toplantılar ile ihtiyaç tespiti yaptık. Bu iki insan kaynağı geliştirme programında da dönemin Zorlu Holding İnsan Kaynakları Grup Başkanı ve İcra Kurulu Üyesi Necmi Kavuşturan ile çalıştım. İki programda da son derece katılımcı odaklı bir şekilde yürütüldü. Programın mezuniyet törenlerine Ahmet Nazif Bey de katıldı ve keyifle geleceğin yöneticilerine sertifikalarını verdi.

Özyeğin Üniversitesi Dönemi: 2008’de Özyeğin’e rektör olduğumda, Zorlu insan kaynakları geliştirme programlarını Özyeğin’e aktarmayı tercih etti. Bu programların yanında, Vestel’de çalışan mühendisler için yüksek lisans programları da kurguladık. Dersler insan kaynağı programına benzer şekilde Cuma ve Cumartesi günleri Manisa’da yapılıyordu. Bu yüksek lisans programından yüz civarında Vestel mühendisi yüksek lisans aldı ve birçoklarının tezleri TÜBİTAK tarafından desteklendi. Bu dönemde Manisa’da yapılan bir mezuniyet töreninde Hüsnü Özyeğin ve Ahmet Nazif Zorlu ile bir panel de gerçekleştirdik.

MEF Üniversitesi Dönemi: 2015 yılında bu sefer dönemin Zorlu Holding Kurumsal İletişim Genel Müdürü Aslı Alemdaroğlu’nun girişimi ile Mehmet Zorlu Vakfı bursiyerlerine yetkinlik eğitimi vermeye başladım. Bu eğitimin içeriğinin önemli bir kısmını Kanada’dan getirmiş, zaman içinde Bilkent ve Özyeğin Üniversitelerinde ders (veya ders modülü) olarak vermiş, MEF Üniversitesi’nde ise liselilere açmıştım. 2015 yılında başlayan bu vakıf-üniversite iş birliği, Yetkin Gençler Eğitim Kooperatifi üzerinden 10 yıl devam etti. Bu sürede büyük ölçüde vakfın desteği 20.000’in üzerinde gence ve 1.000 kadar öğretmene ücretsiz yetkinlik eğitimi verdik ve onlarca genç Zorlu şirketlerinde staj fırsatı buldu. MZV-MEF Yetkin Gençler zirveleri de bu dönemde gerçekleşti. Bu zirvelerin birisinde Ahmet Nazif Zorlu’yu konuşmacı olarak ağırladık, birisinde ise onunla sahnede bir sohbet gerçekleştirme fırsatım oldu. Aynı dönemde, Zorlu Holding, Aslı Alemdaroğlu ve Şahika Özcan Ortaç’ın liderliğinde bireylerin ve kurumların toplumsal, kültürel ve ekolojik sorunlara çözüm üretmesi amacıyla “imece” adında bir sosyal inovasyon kurumu kurdu. Türkiye’de özel sektörde bir ilk olan ve 10’uncu yılını doldurmuş bulunan bu vizyoner oluşumun başlangıcında da akademik danışman olarak görev yaptım.

Kurumiçi Girişimcilik: 2023 yılında Zorlu Holding yine Aslı Alemdaroğlu ve Dicle Karaozan liderliğinde “Parlak bi’ Fikir” adlı bir kurumiçi girişimcilik programı başlattı.  Bu programın akademik danışmanı olarak görev yaptım ve programın farklı şehirlerdeki sunumlarına katıldım. Ülkemizde kurumiçi girişimcilik maalesef pek gelişemedi. Zorlu’nun programı benim bildiğim programlar arasında en iyisi idi. Çalışanlar kendi takımlarını kuruyor ve fikirleri ile yarışıyorlardı. İlk turu geçen takımlara küçük bir sermaye veriliyor ve takımlar birkaç aylık bir kuluçka sürecinden geçiyorlardı. İkinci turu geçen takımlara daha büyük bir sermaye veriliyor ve fikirlerinin hayata geçirilme süreci başlıyordu. Finalde bir veya iki takıma girişimlerinin ilk 2 yılı için gereken sermaye veriliyordu ve kurucular Zorlu ile ortak oluyorlardı. Program sırasında hem katılımcılar hem de şirket yöneticileri ile yakın temasta oldum. Bu tür programların başarısı için en üst düzeyden destek önemlidir ve Ahmet Nazif Bey tüm önemli toplantılara katılarak programın tümüyle arkasında olduğunun mesajını verdi.

Tüm bu programlar sırasında Ahmet Nazif Bey ile defalarca görüşme fırsatım oldu. Bu programların yanında, bir üniversite kurmayı düşündükleri dönemde yapılan üst düzey bir toplantıya katıldım. Ayrıca YetGen programının genişleme sürecinde holdingin yönetim kurulu toplantısına katılma fırsatım da oldu. Tüm bu etkileşimlerin sonucu olarak Ahmet Nazif Bey hakkındaki izlenimlerimi şöyle özetleyebilirim: Çok zeki birisi idi ve birkaç adım sonrasını öngörebiliyordu.  Müthiş bir hafızaya sahipti.  İyi niyetli ve naif bir kişiliği vardı. Faydanın en dezavantajlı kesimlere ulaştırılması konusunda hassastı.  Üst düzey toplantılarda önemli konularda tartışmayı kesip karar almak yerine, farklı görüşleri dinleyerek tarafları ikna etmeye çalışırdı.  Hem kendi kurumlarında hem de ülkede eğitime her zaman çok önem verdi. Bundan medyada pek bahsedilmedi ama Türkiye’de en çok öğrenciye burs veren vakıflardan birisi (yılda yaklaşık 2.000 öğrenci) Mehmet Zorlu Vakfı idi. Eğitime katkısı burslarla sınırlı kalmadı. 10’un üzerinde okul yaptırdı. Yetkin Gençler eğitimini 10 yıl boyunca hem madden hem de manen destekledi. Gençlerle konuşmaktan çok hoşlanır, yoğun takvimine rağmen zirveleri izler, eğitimlerde gençlerle sohbete zaman ayırırdı. Başkalarını değerlendirirken kendi deneyimlerimiz önemli bir rol oynar. Benim Ahmet Nazif Bey ile deneyimlerim hep çok olumlu idi. Bir üniversite veya okul zinciri kurmadan eğitime daha fazla katkıda bulunmuş bir iş insani tanımadım. Erken kaybını sadece Türk ekonomisi için değil Türk eğitimi için de büyük ve üzücü bir kayıp olarak görüyorum.  Allah rahmet eylesin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

İlgili Yazılar

Babam

Babama yıllar önce hediye aldığımız saati bozulduğunda, yaptırmayı teklif ettim. “Gerek yok oğlum, zaten onun kadranını zor görüyorum” dedi. Bunun üzerine kendi saatlerimden birkaçını getirip

Devamını Oku »

Mükemmel Fırtınanın Yıktığı Baraj

“Sistem Çaresiz, Eğitim Sizde” kitabımın ilk baskısının yayınlanmasından az sonra kitabın temel tezini güçlü bir şekilde destekleyen bir karar ile üniversiteye giriş sınavında barajlar kaldırıldı.

Devamını Oku »

Bu Yazıyı Paylaş