Analiz Eğitim

TEVİTÖL 4: Eski TEVİTÖL

TEVİTÖL 4: Eski TEVİTÖL

Bu yazıda TEVİTÖL’de şu anda kullanılmakta olan sistemden bahsedeceğim ve bu sistem ile mezun olan öğrencilerin hangi üniversitelere yerleştiğine bir göz atacağım.  Bir sonraki yazımda da “Yeni TEVİTÖL” sistemini (T-21C) anlatmaya çalışacağım.

TEVİTÖL’ü diğer okullardan ayıran en önemli özellik kendi yaptığı bir sınav ile üstün yetenekli öğrenci almasıdır.  Kanımca TEVİTÖL’ün ikinci ayrıştırıcı özelliği öğrencilerine çok sayıda seçmeli ders ve kulüp olanağı sunarak eğitimlerini bireyselleştirme fırsatı tanımasıdır. Bu iki özelliğin yanında TEVİTÖL’de İngilizce hazırlık sınıfı vardır ve IB diploma eğitimi uygulanmaktadır.  Bunlar ilk ikisine göre daha sıradan özelliklerdir çünkü ülkemizde birçok özel okulda ve bazı devlet okullarında bu uygulamalar mevcuttur.

TEV’in yaptığı açıklamalardan anladığım, 3 önemli özellik ortadan kaldırılmaktadır: giriş sınavı, İngilizce hazırlık, IB eğitimi.  Bireyselleştirilmiş eğitimin ise sürdürüleceği iddia edilmektedir.

Giriş kampı ve sınavı:

2010 yılında yapılan TEVİTÖL’e giriş kampında gönüllü eğitmen olarak rol almış ve ortaokul mezunlarına Excel ile modelleme dersi vermiştim.  Öğrenciler hem öğrenme hızları ile hem de merakları ile beni hayrete düşürmüşlerdi.  O gün bilgisayar laboratuvarındaki öğrencilerin hangileri TEVİTÖL’e girdi bilmiyorum ama böylesine bir grup içinden seçim yapacak olmalarını çok takdir etmiş, hatta kıskanmıştım.

TEVİTÖL geçen yıl TEOG sınavında belirli bir puanın üzerinde alanlardan başvuru yapan 700 kadar öğrenciye CAS (Cognitive Assessment System, TR: bilişsel degerlendirme testi) sınavı verdi ve bu sınavda en yüksek puanları alan 230 öğrenciyi TEVİTÖL’de bir kampa davet etti.  Bu kamp sayesinde öğrenciler okulu bir hafta süresince deneyimlediler; böylece okulun kendilerine uygunluğu konusunda karar vermeleri kolaylaştı. Bunun yanında, okuldaki öğretmenler de öğrenci adaylarını okul başlamadan tanıdılar ve öğrenciler sadece kağıt üzerinde birer aday olmaktan öteye geçti.  Kamp sırasında aday öğrencilerin mizacı ve okula uyumu da değerlendirildi.  Bu öğrencilerden okula kontenjani çerçevesinde 60’ı kayıt yaptırdı.  Bu liseye alım sistemi tüm elit liselerde görmeyi arzuladığımız bir seçim sürecidir.  Öğrenciye sadece merkezi bir sınav degil, lisenin seçtiği ikinci bir sınav da verilmekte ve kamp sayesinde öğrencinin lisenin misyon ve vizyonuna uygunluğu da değerlendirilerek en doğru öğrenciler ile yola çıkılmaktadır.

 

İngilizce hazırlık:

TEVİTÖL’de 2005 ve 2006 yıllarında İngilizce hazırlık sınıfı yoktu.  Doğrudan 9. sınıfa başlayan öğrencilerin İngilizce öğrenemediklerini farkeden okul yönetimi 2007’den itibaren İngilizce hazırlık sınıfı koydu.  Bunun sonucu olarak da 2011’de TEVİTÖL mezun vermedi, ki bir rektör olarak buna epey üzülmüştüm.

Şu anda İstanbul’da hazırlık sınıfı olan 8 devlet lisesi var: Galatasaray, İstanbul (Erkek), Kabataş Erkek, Vefa, Cağaloğlu Anadolu, Hüseyin Avni Sözen Anadolu, Kadıköy Anadolu ve Haydarpaşa Anadolu.

Pervin Kaplan konunun tarihçesini güzelce özetlemiş (http://www.pervinkaplan.com/detay/hangi-anadolu-liselerinde-hazirlik-sinifi-var/1281):

Anadolu liselerinin temeli 1955 yılında İstanbul, İzmir, Eskişehir, Konya, Samsun ve Diyarbakır’da yabancı dille eğitim yapmak üzere kurulan ve sınavla öğrenci alan Maarif Kolejlerine dayanıyor. Bu okullarda matematik ve fen başta olmak üzere sayısal dersler İngilizce olarak okutulmaya başlandı.  1975 yılında genelgeyle Anadolu liseleri adına dönüşen bu okulların sayısının bir yıl sonra artmasına karar verildi ve günümüzde neredeyse her lise “Anadolu lisesi” oldu. 2005-2006 öğretim yılında Anadolu liselerinde hazırlık sınıfları kaldırıldı. Hazırlık sınıfları kaldırılırken aynı zamanda yabancı dilde okutulan matematik, fen, biyoloji, kimya gibi fen derslerinin de yabancı dilde okutulması uygulaması son buldu. Bu dersler Galatasaray Lisesi, Kadıköy Anadolu lisesi, İstanbul (Erkek) Lisesi gibi okullar dışında Türkçe okutulmaya başlandı.

http://kaliteliokullar.com/en-populer-100-anadolu-lisesi/ sitesine göre, 2014 itibarı ile en yüksek puanla öğrenci alan okul listesindeki ilk 6 okul ise Galatasaray, İstanbul (Erkek), Kabataş Erkek, Kadıköy Anadolu, Cağaloğlu Anadolu ve Hüseyin Avni Sözen Anadolu.  Yani puan sıralamasında en tepedeki 6 okulun tümünde hazırlık sınıf var.  Puanının yüksek olması bir okulun iyi eğitim verdiğinin garantisi değidir tabii ama ülkedeki hakim algı, en yüksek puanlı okullar ile hazırlığı olan okullar arasında çok güçlü bir ilişiki olduğu yönünde.

Robert Kolej, Alman Lisesi, Saint-Joseph gibi özel yabancı liselerin tümünde tabii olarak hazırlık sınıfı olduğu gibi, yüksek puan ile öğrenci alan Koç, İELEV, TED, Eyüboğlu ve Enka gibi özel Türk liselerinin de birçoğunda hazırlık sınıfı mevcut.

Ben 4+4+4 sisteminden önce okula gittiğim için lisede hazırlık okumadım, fakat ortaokulda hazırlık okudum.  İstanbul Erkek Lisesinde 11 yaşında hazırlık sınıfında Almanca’yı çok rahat öğrenmekle kalmadım, hazırlık sınıfı hem ilkokuldan ortaokula geçişimi, hem ana kucağından yatılı okula geçişimi kolaylaştırdı.  Kanımca lise hazırlık sınıfını sadece bir dil öğrenme senesi olarak görmek son derece yanlış olur.  Hazırlık senesi TEOG sayesinde birer yarış atına dönüştürülen; sanattan, spordan, müzikten, hobilerinden koparılan; eleştirel düşünme, problem çözme, yaratıcılık, inisiyatif alma gibi 21. yüzyıl becerileri sınavda başarı uğruna köreltilen öğrencilerin kendilerine gelmeleri (veya kendilerini bulmaları) için çok değerli bir fırsat.  Bunların yanında, hazırlık sınıfı öğrencilerin gittikleri lisenin misyon ve vizyonunu içselleştirmeleri ve önlerindeki 4 yıllık akademik döneme hazırlanmaları için de çok değerli bir dönem.  Özetle, şu anki eğitim sistemimiz içinde, lise öncesi bir hazırlık sınıfını çok yerinde buluyorum.

 

IB diploma programı

IB diploma programı, lise 11 ve 12 sınıflar için International Baccalaurate Organization (IBO) tarafından hazırlanmış bir eğitim programıdır.  Bu kurum, eğitim ile daha iyi bir dünya oluşturmak misyonu ile 1968’de kurulmuş bir eğitim vakfıdır. Programın hedefi öğrencilere değişen dünyanın gerektirdiği entelektüel, bireysel, duygusal, sosyal becerileri kazandırmaktır.  Kendi sitelerine göre amaçları şudur:

Dünya barışına katkı bulunacak, özgüven, öz disiplin ve üst düzey düşünme becerilerine sahip, yaşamboyu öğrenmeyi benimsemiş, sorumluluklarının bilincinde, farklı kültürleri bilen ve anlayan dünya vatandaşları yetiştirmek.

IBO’nun ilk ve ortaokul seviyelerinde de (PYP, MYP) programları bulunmakla birlikte en eski ve en popüler olan programı liseler için hazırlanmış olan IB Diploma Programıdır.  Bu program şu anda dünyada 4,400 okulda 70,000 öğretmen tarafından uygulanmakta olup, 1 Milyonun üzerinde öğrencisi vardır.  Türkiye’ye 1994 yılında Koç Lisesi tarafından getirilmiş olan bu program şu anda aralarında 2 devlet okulunun da bulunduğu 45 lisede mevcuttur.  Akademik Kurul Başkanı olarak görev yaptığım İELEV Özel Lisesinde bu programı uygulamak istediğimizde, sadece müdürün ve öğretmenlerin değil, kurum yöneticilerinin de bir eğitimden geçmesi talep edilmişti.  Bu eğitim kapsamında gittiğim Dünya IB Kongresinden dönüşte, vakıftaki arkadaşlara bu kurumu şöyle tanıtmıştım:

IBO adeta “Dünya Eğitim Bakanlığı” gibi çalışıyor. Müfredat geliştiriyorlar, malzeme oluşturuyorlar, merkezi değerlendirme yapıyorlar, sürekli araştırma/geliştirme yapıyorlar, ve gelecek 3 yıl için detaylı planları var.  Hem sistem hem de mezun kalitesi açısından Türkiye’deki birçok üniversiteden ileride olan bu sistemi uygulayan okulların çoğu devlet okulu, ve ülkedeki tüm okullarında IB uygulamayı planlayan ülkeler var.

IB diploma programını yakından tanıyanların bildiği gibi programda 6 alan mevcut.  Her alan öğrencilerin ilgilerine göre standart ve ileri olmak üzere 2 farklı seviyede veriliyor.

  1. Anadil (Edebiyat)
  2. Yabancı dil
  3. Sosyal (Tarih, Coğrafya, Sosyoloji, Psikoloji, Ekonomi)
  4. Deneysel Bilim (Biyoloji, Fizik, Kimya, Tasarım, Bilgisayar)
  5. Matematik
  6. Sanat (Görsel Sanatlar, Dans, Müzik, Sinema, Tiyatro)

Bunların yanında programın 3 önemli çekirdek öğesi var:

  1. Bilgi teorisi (Theory of Knowledge)
  2. Uzun tez (Extended essay)
  3. Yaratıcılık, Eylem, Hizmet (Creativity, Action, Service)

Yani lise öğrencileri 6 alandaki derslerin yanında entelektüel derinliği olan bir epistemoloji dersi alıyor, ciddi bir araştırma projesine dahil olup tez yazıyorlar ve yaratıcılık ve sorumluluk duygularını tetikleyen bir toplumsal hizmet projesinde çalışıyorlar.  Böyle bir lise programının mezunlarını neden üniversitemde görmek istediğim artık iyice netleşmiştir sanırım.

Peki ben bu görüşte yanlız mıyım? Tabii ki değilim.  Şu siteden görebileceğiniz gibi tam 14 vakıf üniversitesi IB diploma mezunlarına ek burs vererek onları üniversitelerine çekmeye çalışıyor: https://www.tedankara.k12.tr/index.php/universitelerin-ub-diplomasina-yaklasimlari.

Bazı okullar IB diploma notuna göre öğrencilere ek burslar veriyorlar.  Örneğin Kadir Has Üniversitesi, diploma notu (45 üzerinden) 32-37 olanlardan eğitim ücretinin yarısını almıyor, 38 veya daha yukarıda olanları ise ücretsiz okutuyor.  Özyeğin, Yeditepe ve TED Üniversiteleri, diploma notu en az 32 olanlara %25 ek burs veriyor.  Koç ve Bilkent Üniversiteleri ise IB diploma notuna bağlı olarak öğrencilerin istedikleri programa yatay geçmelerini kolaylaştırıyorlar.  Dolayısıyla, IB diplomalı bir öğrenci çok yüksek puanla öğrenci alan bir bölüm için gereken puanı tutturamasa da o bölüme geçme fırsatı buluyor.

Bu okulların IB öğrencilerini el üstünde tutması sadece kendilerinin olumlu deneyimlerine dayalı değil.  Konu üzerinde yapılmış bilimsel bir çalışmanın sonuçlarına göre, IB mezunları IB mezunu olmayan öğrencilerle kıyaslandığında, üniversitede daha başarılı oluyorlar. Üniversiteye daha hazır geldiklerinden, not ortalamaları ve dört yılda mezun olma oranları daha yüksek oluyor (%61’e %23).  Bu çalışmada bir öğrencinin şu sözlerine de yer verilmiş:

“Üniversitenin ilk yılında bize verilen ödevler IB diploma programında karşılaştıklarımıza çok benzer idi.  Mesela lisede sunumlar yapıp raporlar yazmıştık, şimdi üniversitede benzeri ödev ve projeler yapıyoruz.”

http://ibo.org/globalassets/publications/ib-research/dp/turkey-postsecondary-summary-en.pdf

Özetle, IB programının mezunları hem üniversiteye hem de 21. yüzyıl yaşamına iyi hazırladığı benim için çok net.

 

TEVİTÖL mezunları nerelere yerleşiyor?

Bu son bölümde şu anki sistemin mezun ettiği öğrencilerin hangi üniversitelere yerleştiğini özetlemeye çalışacağım.  Verilere ulaşabildiğim kadarıyla 2012 ve 2103 yıllarında mezun olan toplam 94 öğrencinin yerleştikleri okulların özeti şöyle (bu veriler resmi olmayıp, mezunların toplayabildikleri verilerdir):

  • TEVİTÖL mezunları için en popüler okul (18 mezun ile) Koç Üniversitesi olmuş. Bu 18 mezundan 12’sı Koç’a tam burslu olarak yerleşmiş.  Tam burslu yerleşenlerden üçü Tıp fakültesine yerleşmiş.  Bu programın kontenjanı 15 ve 2014 yılında taban sıralaması 96 olmuş (ülkedeki en yüksek puanlı tıp programı).  Yani 2012 ve 2013 yıllarında en az 3 TEVİTÖL mezunu üniversite sınavından ilk 100’e girmiş.  Ayrıca Koç Tıp’a 3 TEVİTÖL mezunu da yarım burslu girmiş, ki bunun için de sınavda ilk 2,500’e girmiş olmaları gerekiyor.
  • Koç’tan sonra en popüler üniversite 13 mezun ile Özyeğin. Bu 13 öğrencinin altısı tam burslu dördü %75 burslu, üçü de %50 burslu yerleşmiş.  Tam bursluların ikisi Hukuk fakültesine yerleşmiş ki, bu da onların ilk 4,000’de olmuş olmasını gerektirir.
  • Koç ve Özyeğin’den sonraki en popüler üniversiteler 9 öğrenci ile Boğaziçi, 8 öğrenci ile ODTÜ ve 6 öğrenci ile İTÜ. Bu okullara giren öğrencilerin çoğu mühendislik, mimarlık ve moleküler biyoloji ve genetik programlarını seçmişler.  Bu okulların ve programların yüksek puanla öğrenci aldığını herkesin bildiğini varsayıyorum.
  • İstanbul Üniversitesine giren 4 öğrenci ile Ege ve Akdeniz’e giren ikişer öğrencinin tümü tıp veya diş hekimliğini seçmiş. Bu programların da yüksek puanla öğrenci aldığını biliyoruz.
  • 94 öğrenciden yurt dışına giden öğrenci sayısı ise sadece 21. Yurt dışına gidenlerin gittikleri okullar arasında Brown, MIT, Penn, Stanford, Yale ve Toronto gibi dünya sıralamasında en üst basamaklarda olan okulların yanında, küçük olmalarına karşın çok kaliteli oldukları bilinen Olin, Swarthmore, Wesleyan, Macalester, St Olaf ve Williams dikkati çekiyor.  Bunların dışında kalan yabancı üniversitelerin çoğu ise genellikle (içinde hiçbir Türk üniversitesinin bulunmadığı) ilk 500 listesinden: Dalhousie, Bocconi, Washington St. Louis, Drexel ve Manchester.  2012-13 TEVİTÖL mezunlarının gittiği yabancı okullar listesinde dünyada ilk 500’de olmayan tek okul 2017 THE sıralamasında 651-700 aralığında olan Debrecen Üniversitesi.

Benim bu verilerden çıkardığım sonuç şu: TEVİTÖL mezunlarının çoğu Türkiye’deki yüksek puanlı bölümlere yerleşiyorlar, aşağı yukarı dörtte biri ise yurt dışındaki iyi üniversitelere gidiyorlar.

Erhan Erkut, 21 Nisan 2018

Yazar Hakkında

Erhan Erkut

Bir Yorum Yazın