Eğitim

TEVİTÖL 7: TEVİTÖL Camiasına Açık Mektup

TEV önerdiği değişikliklerin rasyonaline dair çok az -ve tatmin edici olmayan- bilgi yayınladı bu zamana kadar.  Kamuya açıklanmayan ancak seçili kişilerin erişimi olan bazı bilgiler ise TEV’in TEVİTÖL velileri ile yaptığı toplantıda konuşulanlar.  İşte bu konuşmalar ile benim bunlara reaksiyonlarımı içeren bir mektubu tüm blog okurları ile paylaşmak istedim.  Zira şu anda TEVİTÖL’de yapılmak istenenler, sadece şu anki öğrenciler ve şu anki velileri değil ülkenin geleceğini ilgilendiriyor.

 

Sevgili TEVİTÖL Öğrencileri, Velileri ve Mezunları

İki önemli noktaya değinmek istiyorum:

1)           Güven asimetriktir: Zor kazanılır, kolay kaybedilir.  Şu anda değişimi yöneten ekibe güvenmek için hiçbir nedeniniz yok.

TEV’in velilerle yaptığı görüşmelerde bulunmadım ama veli ve öğrencilere rahatlıkla söyleyebilirim ki bu noktada size TEV tarafından aktarılan hiçbir şeye güvenmemeniz gerektiğini düşünüyorum.  Karşınızdakiler sizin güveninizi kazanmak için hiçbir şey yapmadılar.  Tam tersine, çağdışı bir süreç çalıştırdılar.  Süreci kötü yönettiklerini kabul ediyorlar ama onların planı zaten bu idi!  Paydaşlarla iletişim kurmayı planladılar da gerçekleşmedi mi?  Hayır.  İlk günden beri bu işi tamamen tepeden inme yapıp, sizleri oldu bittiye getirmeye çalıştılar.  Bu planları bozan, Tekin Hoca’nın onurlu duruşu ve istifası oldu.  Tekin Hoca istifa edince, T-21C değişim ekibi işi kapatamadan projeleri açığa çıktı.  Sosyal medyada ve Medyascope’da muhalif sesler çıkmaya başladı, veliler örgütlenmeleri gerektiğini farkettiler ve “sahaya indiler”.  Bana toplantıda TEV ekibinin şu sözü ettiği iletildi: “süreci iyi yönetemediğimizi kabul ediyoruz çünkü hazırlıksız olduğumuz bir anda açıklama yapmak zorunda kaldık”.  Bu doğru ise, teşhisin son derece yanlış olduğunu belirtmek zorundayım.  Sürecin kötü yönetilmesinin nedeni erken açıklama değil, sizlerin tümüyle dışlanmış olması idi.  Erken açıklama sayesinde, süreç olması gerektiği yola yaklaştı.  Hala bunun farkında değiller.  Bu ekibin şu anda yapması gereken bu hatayı kabullenip sürecin tümüyle dışına çıkmaktır.

Bu ekip bugün sizinle toplanıyorsa, sebebi çok basittir: Artık sizleri tümüyle devre dışı bırakarak projeyi bitiremeyeceklerini fark ettiler.  İhtarnameler gelmeye başladı ve 9. sınıfların toplantıya getirdiği avukat bariz gerçeği ortaya koydu: Yürütmeyi durduma kararını hemen aldırabilirsiniz.  Sizlere rağmen bu işi sürdüremeyeceklerini görünce, çark etmeye başladılar.  TEVİTÖL’ün var oluş amacı ve değerlerini korumak gibi bir dertleri yok: Sizlere rağmen yapamayacaklarını anladıkları işi, size bir miktar ödün vererek yapma moduna girdiler sadece.

Kanımca zaten sizleri devre dışı bırakma şansları hiç yoktu.  Oldu bittiye bile getirseler, kazanılmış hak gasbı her zaman idari mahkemeden dönerdi.  282 velinin hiçbirinin bilinçli olmayacağını ve hakkını aramayacağı düşüncesiyle hareket eden bir ekiple karşı karşıyasınız!  Bu kadar basit bir risk hesabını yapamayan bir ekibe güvenmek mümkün mü?  Bu işi tepeden inme yapmaya kalkışan bir ekibin bundan sonra sizlerle işbirliği içinde makul bir çözüm üreteceğine inanmak kolay mı?  Herhangi bir avukata danışmadan iş yapamaya kalkan bir değişim yönetimi ekibine nasıl güvenirsiniz?

Bence, TEV konunun ciddiyetinin hala farkında değil.  Farkında olsaydı sizlerin güvenini tümüyle kaybetmiş olan ekibi ve danışmanı projeden alıp, başka birilerini görevlendirirdi.  Eğer bu  ekip ile devam ediliyorsa, her toplantıya avukat getirmenizi ve her sözü yazılı talep etmenizi öneriyorum.  Bu noktadan sonra artık aradaki ilişki dostane olamaz -maalesef.

2)           Amaç sadece şu anki öğrencileri kurtarmak değil, okulu kurtarmak

Karşı taraf şu anda sizi nötralize etmek için kayıtlı olan öğrencilere -ilk planlarına uymasa da- bazı teklifler getirecektir.  Zaten baştan beri kayıtlı öğrencilere dokunmayıp sadece yeni gelenlere yeni programı uygulayacaklarını söyleselerdi, şu anda bu mücadelede daha az muhalif ile uğraşıyor olurlardı.  Fakat son derece kötü bir plan yaparak, göz göre göre kazanılmış hakları öğrencilerin ellerinden almaya çalıştılar ve projeleri daha çıkışta iflas etti.  Bu yüzden kendilerine müteşekkirim -yoksa benim işim çok daha zor olacaktı.

Tabii ki okuldaki 282 öğrencinin geleceği çok önemli.  Fakat bu okuldan daha yüzlerce, hatta binlerce öğrenci yararlanabilir.  Sizlerden ricam, karşınızdakilerin okulu sıradanlaştırmasına izin vermeme mücadelesinde ısrarcı olmanız.  Sizi kısa vadeli sözlerle ikna etmeye çalışacaklar.  Lütfen ülkenin çıkarlarını asla göz ardı etmeyin.

Ayrıca şu anda size verilecek sözleri kritik bir gözle inceleyip, tümüne eleştirel yaklaşmanızı öneriyorum.  Mesela, kayıtlı çocuklara IB eğitimi vermeye devam edeceklerini söylerler ise, bu süreç kapsamında bir şekilde ayrılmaya yönlenmiş/yönlendirilmiş olan IB öğretmenleri ne olacak?  Örneğin, işsiz kalan iyi bir öğretmeni İELEV’e aldık bile, kimse kusura bakmasın.  IB eğitimine son verdiğini anons etmiş olan bir okula, yeni IB hocası nasıl bulacaklar?  İyi bir IB hocası, IB’yi istemeyen ve velilerin zorlaması ile devam ettiren bir okula kısa bir süreliğine neden gitsin?  Tek şansları açıkta kalmış öğretmen bulup hızlıca onları IB eğitiminden geçirmek olacaktır.  IB eğitimi alacağız derken öğretmen kalitesini nasıl garanti edeceğiz?

Bir önceki yazımda belirttiğim gibi, maliyetleri aşağıya çekme konusunda ne hazırlık sınıfı ne de IB programı kritik.  Lütfen bunu unutmayın ve bu sıradanlaştırma projesine kökten ve birlik içinde karşı çıkmaya devam edin.

——-

Şimdi toplantıda söylendiği iddia edilen bazı sözlere reaksiyon vereceğim:

  • 4 Mayıs’ta yönetim kurulu toplantımız var, IB taleplerinizi oraya aktaracağız ve ne yapabileceğimize bakacağız. Siz bu konuda ne yapabilirsiniz onu da öğrenmemiz gerekiyor.

Benim anladığım: “Biz hala “IB’nın kalkması gerektiğine inanıyoruz.  Ama bunu zorla yapamayacağımızı anladık.  Bir “orta” çözüm arıyoruz.  Bu çözümün maddi külfetini hafifletmek için sizden de bir katkı bekliyoruz.”

Reaksiyonum: IB’nın yerine ne getireceklerini öğrenmeyi beklemeden, program değişikliğine direnmeye devam etmek gerek.  Sözleşmelerinizde yazandan bir kuruş fazlasını vermek zorunda değilsiniz.  Okulun kötü yönetilmiş olmasının sorumlusu siz olmadığınız gibi, yükünü de siz omuzlamak zorunda değilsiniz.

  • Çıkan öğretmenler bizim isteğimizle çıkmadı, bazıları zaten çıkacaktı, kimisi emekli oldu, iki tanesi kendi isteğiyle çıktı.

Öyle ise öğretmenlere neden “gizlilik anlaşması” (non-disclosure agreement) imzalattınız?  Pardon ama bu iddianızı teyit edemiyoruz, çünkü öğretmenler konuşamıyor!  Kendi çıkarımlarıma göre öğretmenlerin önemli bir bölümünü çatır çatır çıkardınız.  Sürecin başından beri asimetrik bilgi veriyorsunuz, sonra size güvenmemizi bekliyorsunuz.

  • Eskiden çocukları tanımıyorduk ama artık tanıyoruz, velileri de tanıyoruz. Bu süreçte önerilerinizle bize gelebilirsiniz.

Eskiden çocukları neden tanımıyordunuz? Bu okulu 2001’den bu yana kim yönetiyor?  Ne kadar rahat itiraf ediyorlar sorumsuzluklarını.  Peki bu “eskiden tanımayanların”, velilerden muhalefet yükselince aniden çocukları tanıdıklarına gerçekten inanan var mı?  Şu anda tanıyor görünmeleri gerekiyor…

  • Okulun üstün zekalılara eğitimi devam edecek, okulun diploma değeri bizim için çok önemli.

Bunu duyduğuma sevindim.  Ama çocukların üstün zekalı olmadığını söyleyen kimdi?  Giriş sınavını kaldırıp genel sınav ile öğrenci alımını öneren kimdi?  Zekanıza hakaret edenlere dikkat edin diyorum.

  • 83 kulüp olduğunu ve çok masraflı olduğunu bazılarını kapatacaklarını söylemişler.

Bu kulüpler açılırken TEV nerede idi?  Okulda ne olup bittiğini hiç mi merak etmediler?  Ayrıca kulüp sayısından kime ne?  Kulüp etkinlikleri için müdüre belli bir bütçe verirsiniz, olur biter.  İster 8 kulüp kurarlar, ister 80, ister 800.  Peki, değişimi yönetenler geçen sene öğrencilerin kulüp etkinlikleri için dışarıdan ne kadar sponsorluk bulduklarından da söz etmişler mi?  Kendi etkinlikleri için kendi başlarına ciddi bir kaynak yaratan öğrencilerden haberleri var mı?  Bu öğrencilerin fon yaratma kapasitelerinin bilincindeler mi?

  • TEV okulun özelliğinin korunacağını çünkü bağışçıların akıllı ve eğitime muhtaç çocuklar için şartlı bağış yaptıklarını söylemiş.

Giriş sınavı, hazırlık ve IB eğitimini kaldırdıktan sonra hangi özellikleri nasıl koruyacaklarını sadece ben mi merak ediyorum?

  • Ayrıca henüz hiçbir net kararın olmadığını ve her türlü fikre açık olduklarını söylemişler.

Buna hala inanan varsa, kendilerine Galata Kulesi veya Haliç Köprüsü’nü satmaya hazırım.

Sevgili veliler, öğrenciler ve mezunlar, okulunuz sistematik bir saldırı ile karşı karşıya -hem de emanet edildiği vakıf tarafından.  Elinizdeki tüm olanakları kullanarak mücadele etmeniz gerekiyor.  “TEV’e zarar gelmesin” hassasiyetinizi anlıyorum, bunu ben de istemiyorum.  Ama burada sorumlu olan TEV.  Artık ben bu projenin, profesyonellerin kendi kafalarına göre davranmaları sonucunda ortaya çıktığına inanmıyorum.  TEV Yönetim Kurulu tümüyle sorumlu.  Mütevelli Heyeti ise sessiz kaldıkları için sorumluluğu paylaşıyorlar.  Siz de ses çıkarmazsanız, bu okulu bitirecekler.  Ben ne TEVİTÖL’de öğrenci ne veli ne de TEVİTÖL mezunuyum ama şu kısacık zamanda dış kapının dış tokmağı olarak da olsa elimden geldiğince sizi ve kamuyu bilgilendirmeye çalıştım.  Ama artık tüm paydaşların topa girmesi gerekiyor; girmezseniz okul elden gidecek.  Çocuklarımıza hakları ellerinden alındığı zaman ses çıkarmamaları gerektiğini mi öğretmek istiyoruz, yoksa hakları için mücadele etmeyi mi?  Karar sizin.

 

Erhan Erkut, 4 Mayıs 2018

Yazar Hakkında

Erhan Erkut